hep uzaklara bakan bir çift göz geçti bu dünyadan, geçti ve gitti. uğradı sanki, hazır yolunun üstündeyken, her zaman bir gün gideceğini bilerek uzaklara baktı hep. belki de bu yüzden hiçbir şey sinemedi üzerine parfüm kokusundan başka. umut, yakınından geçmedi hiç, gözleri gün ışığına bakarken sahiden gülümsedi bazen ama dünyaya bir perdenin arkasından baktığını hep hissetmiştim. var olmaya çalışırken yürümeyi yeni öğrenen bir çocuk gibiydi, fark, yürüse de koşamayacağını bilmesindendi belki. kendine yalan söylemeyi hiç beremedi sanırım...bu iyi bir şey mi bilmiyorum, belki de hiç ait hissedememesini sağladı yalnızca.
dokunamadım hayatına, sırtımı döndüm, sandım ki böyle olunca daha az zarar verebilir 'bize' onun uzaklığı... hayata tutunamayan, tutunmayı beceremeyen, ta içimiz gibi tanıdıkdı oysa ki. uzak durmak, koruyamadı bizi..ama yakın durmak belki onu korurdu, bilmiyorum.
onu affediyorum, bize yaptıkları için, yokluğunun miniğime yaptıkları için de. kendimi de.. bu dünyadan geçip giderken bize bıraktığı bir avuç acıyı yüreğimden salma vakti geldi artık. sonunda olmak istediği yerde olduğu için onun adına mutluyum..
22 Nisan 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
