efenim,
her türlü hiyerarşiye karşıyım tabii karşı olmasına lakin, bu yaş hiyerarşisi kan sayımımı yükseltip, midemin guruldamasını daha bir arttırmakta sanırım.
nitekim bu durumla ilgili gizli mi gizli bilgilerim var, madem gizliler neden huzurunuzda açıklıyorum, bende bilmiyorum, yine de siz çaktırmayıp, kendinizi çok gizli bir bilgiyi bilme durumunun yarattığı gurura kaptırınız ister naif yüreğim. sessizce dinleyin bakalım şimdi, çok mühim şeyler anlatacak ak sakallı ve ak saçlı nineniz size...
yaşlılığın bilgelik olduğunu düşünen bir yanım var, ne yapsam üzülemiyorum yaşlanan insanlara, benim de yaşlanıp çenemin tam ortasına bilge mi bilge bir dövme yaptırasım var mesela, ama yazık ki daha çok gencim.
beynimizin körpecik bakir köşeleri bizleri bekliyip durur beni de sev, beni de sev diye. onlar sevgiye ve ilgiye muhtaç ufacık bebecikler, biz sevdikçe, ilgilendikçe büyüyüp serpilip, bizleri bir sübyancı, hadi biraz daha kibar olalım, çıtır seven olmaktan kurtarıyorlar. neyse uzattım biraz, mevzuya dönelim, bu ufacık bebeciklerin her birinin hangi sırayla büyüyeceği pek belli olmuyor. tabi bazı bebecikler biz büyümelerini istemeden büyüyüveriyorlar bu da hoş bir durum değil ama onlar konumuz dışılar. neyse işte, düşünün ki böyle beni sev diyen bir sürü yumurcak var beynimizde, ve her birimizin gözüne farklı bir yumurcak sevimli geliyor- sevimli gelen ufacık bir yumurcağı niye büyütmeye çalışıyoruz tabi bu da başka bir mevzu- her birimiz farkı bir yumurcağı büyütüyoruz, sonra farklı bir yumurcağı,... velhasıl kelam bazılarımızın zihninde bir anda bir ampul yanıyor, bir yeni düşünce beliriyor, bir yumurcak, onu büyütüp büyütüp, yeterli kıvama gelince de salıveriyoruz kendi halinde büyümeye devam etsin diye. sonra bir başkasını, sonra bir diğerini.
ey okuyucu, her kadim yolcu aynı şeyleri düşünüyor hayatının bir yerinde, belki tam ters sonucu çıkararak, lakin aynı şeyleri. ama her yolcu her handa aynı sırayla konaklamıyor, işte budur bana pispisciğimin fısıldadığı. bazılarımızın gittiği bir hanı diğerimiz henüz keşfetmemiş, zihnimizin bu küçük yumurcağını büyütmemiş olabilir!
bu gizli bilgiyi bana pispiciğim söyledi, perili pis çorabım da ekledi, öğrendiklerimiz değil, henüz öğrenemediklerimiz önemlidir diye. ben pek inanmadım ama yine de huzurunuza sunayım dedim. perili pis çorabım her zaman doğruyu söylemez ama neticesinde kötü kokan bir çorap, en iyi kötü kokuyu bilir diye düşündüm...
saygılar efenim...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder